30 Ocak 2017 Pazartesi

        Öncelikle merhabalar, ben Melvin. Duydum ki Türkler Amerika'daki hayatı, yaşamı çok merak ediyorlarmış. Ben de yazı yazmayı seven birisiyim, e o zaman bir süre Amerikada'ki hayatımda neler yaşadığımı, günlerimin nasıl geçtiğini, arkadaşlarımı yeri gelince düşmanlarımı, sevgilimi, ailemi.ve kaleme dökeyim dedim. Çok Türkçe bilmiyorum o yüzden şu an olduğu gibi blogumdaki yazıları İngilizce yazmak zorundayım.
        Ben San Diego'da yaşayan, denizci bir babanın ve hayvanat bahçesinde çalışan bir annenin en küçük çocuklarıyım. Yaşım daha büyük gösteriyosun deseler de 20. Bir erkek ve bir kız kardeşim var. Adam 14 Sarah ise 17 yaşında. Ailemin 3 yıllık nadas alışkanlığı takdire dayar duruyor.
        Sizlerin Amerikan Hayali olarak nitelendirdiğiniz, bahçeli, otoparklı 4 oda 1 salonlu bir evde yaşıyoruz. Evet babam her bahar başı ve sonu arka bahçemizde o klasik barbekü partisini yapar. Annemin ise tek derdi mutfak dolaplarını değiştirmek ve getkitchen.com da gördüğü o muhteşem amrrikan servislerini alabilmek. Evet bir de köpeğimiz var o filmlerdeki gibi, sanırım dünyanın en aç köpeği Tenten. Ve evet her sabah kapımıza bisikletiyle gazete fırlatan çocuk da var. Kendisiyle arkadaşız desem? Neyse bu konulara daha sonra gireceğim.
        Blogumu İngilizce yazdığım için kusura bakmayın tekrardan. Türkçe öğrenmeye çalışsam da çok zor. Omegle'den öğrendiğim bir kaç kelime hariç hiçbir şey bilmiyorum. Sanırım seni seviyorum demek "an*nı s*k***m demekmiş. Siyah beyaz formalı çocuk öğretmişti. Neyse, bu giriş yazomdan sonra sizi de Melvin'in dünyasının içine sokmayı planlıyorum. Yeri geldiğinde fotoğraflar, videolar paylaşmayı düşünüyorum. San Diego gerçekten görmeye değer bir yer. Şimdilik hoşçakalın diyorum, biz Amerikalıların bir sözü vardır, bildiniz mi? :)